İspanya ile 4 gün arayla ikinci kez zorlu bir mücadeleye çıkacak olan millilerimiz, ilk karşılaşmada en büyük sıkıntının maçın sonunu getirmek olduğunu gördü.
Maçın ilk saati boyunca şu anda dünyanın en iyi top yapan milli takımını durdurabileceğimizi gördük ancak skor avantajını elde ettikten sonra İspanya ne kadar iyi bir takım olduğunu açıkça gösterdi ve ekibimizin oyuna ortak olmasına kesinlikle müsaade etmedi. İnsiyatifi ellerine aldıklarında karşılarında durmanın ne kadar zor olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiler.
Orta alanımız ofansif aksiyonlarda yeterince etkili olamasa da rakibin oyununu bozma konusunda, en azından 1 saat boyunca iyi bir sınav verdi. O performans, İstanbul’daki maçtan bir şey çıkarma yolunda bize umut aşılayan faktör. Ancak takımın son bölümlerde yorululup beklenen baskıyı yapamamış olması ciddi bir endişe nedeni. Fatih Terim’in doğru zamanda doğru hamleleri yapması ve kadroyu diri tutmaya çalışması çok büyük önem taşıyor.
5’te 5 yaparak rahatlamış olmaları, Vicente del Bosque’nin David Villa’yı dinlendirebilirim açıklamasıyla birleştirilince İspanya’nın Türkiye’de alacağı 1 puanla çok üzülmeyeceği yorumu yapılabilir. Yine de güçlü rakibimiz en ufak bir hatayı affetmeyeceğini ilk maçta da gösterdi. Beraberlik çok cazip görünmese de elemelerin sonunda buradan alınan 1 puanın önemi anlaşılabilir. Takım için büyük bir şans olan seyircinin sabrını kaybetmemesi ve takımı 90 dakika desteklemesi de galibiyet için gerekli faktörler arasıda yer alıyor.
You must be logged in to post a comment.