Bahis bonusu

Posted on 09-05-2009

Şampiyonlar Liginde Roma yolcuları bu hafta belli oluyor. Hedef aynı ama takımlarını bu noktaya getiren 4 başarılı teknik adam için farklı anlamlar ifade ediyor.

Moskova’da kupayı kazandıktan hemen sonra gazeteciler Sir Alex Ferguson’a Şampiyonlar ligini kimsenin iki kez üst üste kazanamadığını hatırlattılar. İskoç menajer, söylenene kadar bunu bilmediğini ama öğrenince bunu başarmanın güzel olacağını düşündüğünü açıkladı. United’ın kupada şu ana kadar kat ettiği yolun planı, efsane teknik adamın kafasında geçen yıl Moskova’da şekillenmeye başladı. Şampiyonlar ligini iki kez üst üste kazanmak zor iş. Organizasyon henüz Şampiyon Kulüpler Kupası olarak oynanırken bunu başaran son takım 1989 ve 90’da kupayı kaldıran Milan. İtalya’nın kırmızı şeytanları, Ajax ve Juventus’la birlikte Şampiyonlar ligini kazanıp ertesi sezon finale gelen 3 takımdan biri. Ancak hiç biri unvanını korumayı başaramadı. Bu büyük başarının, Sir Alex Ferguson’ın göz kamaştıran kariyerine yakışacağına şüphe yok. İskoç menajer United’daki ilk üç yılındaki performansla Türkiye’de her yönetim tarafından en az 3 kez kovulurdu ama sabrın sonu efsane oldu.

Bu sabır 90’ların başında yolu Türkiye’ye düşen Guus Hiddink’e gösterilse acaba bugün Fenerbahçe ve Türk futbolu farklı bir noktada olabilir miydi diye sormadan edemiyor insan. Başarısız sonuçlara rağmen Hollandalı, öncesinde ve sonrasında yaptıklarıyla ender bulunan kalitede bir teknik direktör, hatta futbol adamı olduğunu kanıtladı. Sarı lacivertliler hezimetlere göz yumup sabretse bugün daha farklı bir organizasyona, istikrara ve kulüp yapısına sahip olabilir, o örnekle Türk futbolu daha erken kalkınabilirdi belki. Bu cevabını asla öğrenemeyeceğimiz bir bilmece. Bildiğimiz ise neredeyse gittiği her takımda olağanüstü başarılar kazanan, ilklere imza atan Hiddink’in kariyerinde, geçici süreyle geldiği Chelsea’nin başında kazanılacak bir Avrupa şampiyonluğunun da güzel duracağı…

Tecrübeli teknik adamın 2010’da emekli olma planları var. Diğer tarafta Josep Guardiola, teknik adam koltuğundaki ilk yılında tekrarlamakta zorlanabileceği bir başarının peşinden koşuyor. Bernabeu’daki futbol resitaliyle şampiyonluğu büyük ölçüde garantileyen Barcelona’nın Şampiyonlar Ligi yanında Kral Kupasını da kazanma olasılığı var. Genç teknik adam, Katalan ekibine bu sezon oynattığı futbolla, Avrupa’nın en büyük kupasını kaldırmayı hak ediyor.

Bunu gerçekleşirse olgun Guardiola’nın çaylak halini geçmesi epey zor olacak, ne de olsa Avrupa’nın en iyileri arasında sayılan ancak kariyerinde böyle bir sezon olmayan teknik adamlar mevcut. Örneğin Fransa’da, Japonya’da, İngiltere’de kupalar kaldıran, pek çok kişisel ödül kazanan, Britanya futboluna hizmeti bizzat kraliçe tarafından ödüllendirilen Arsene Wenger’in henüz bir Avrupa kupası yok. Fransız futbol adamının laneti Monaco’nun başındayken 1992’de Kupa Galipleri Kupasında başladı. İlk finalinden boynu bükük çıkan Wenger, 2000’de UEFA Kupasında Fatih Terim’e ve Galatasaray’a, 2006’daysa Şampiyonlar liginde Rijkaard’ın Barcelona’sına kaybetti. İlk maçtan dezavantajı olsa da Fransız 4. finalinde laneti kırma şansını hala sürdürüyor.

4 teknik adamın hedefi belli, sonucu göreceğiz. Ancak kim kazanırsa kazansın, futbol adına ortaya güzel bir hikaye çıkacağına şüphe yok.

    Read More   
Post a Comment

You must be logged in to post a comment.


  • Yazarlar

    rıdvan dilmen
    genco boran
    mehmet özkan
    mert aydın
    ulvi kurbuz